Kurumsallık önemli

17.3.2015

Ülke ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörü, son günlerini stok dairelerin satışları ve yeni projelerin hazırlanmasıyla değerlendiriyor. Konut satışlarında yapılan kampanyalar ve birbirinden cazip fiyat seçenekleri sunarak daire alacakların ve yatırımcının önünü açıyor.



Bu hareket, yapılan yatırımların ve şu anki konut ihtiyacının belirlenmesi için bir soluk olarak değerlendirilebilir. Stokta bulunan dairelerin satışta yaşadığı grafik gözönünde bulundurulursa yeni projelerin de bu yönde şekilleneceğini söyleyebiliriz.



Peki neden bu kadar stok oluştu?



Ekonominin güven vermesi kamu ve özel sektörde bolca yatırım yapılmasına vesile oldu. Bu yatırımları gören müteahhit veya firmalar inşaat sektörüne hızlı giriş yaparak talepten fazla konut üretti. Böylece hem pazar genişledi hem de alternatifler arttı. Gayrimenkul yatırımcılarının alternatifleri değerlendirmesi, fiyat, mevki, metrekare ve yapı kalitesinin yanında değerlenme derecesi oldu. Tabi daha da önemlisi, yatırım sahiplerinin alacakları gayrimenkulleri üreten firmaların kurumsallığı – güvenirliliği.



İşte sorun tam da burada başlıyor. Çünkü sektörde kurumsallaşmış veya sürekli bu yönde hizmet veren firma sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İnşaat sektöründe yer almış, geçmişten günümüze gelen birçok inşaat firması olduğunu biliyoruz. Ama bu firmalar kendilerini yeteri kadar ifade etmediği ve tanıtmadığı için başka kişilerin veya firmaların önünü açıyor ve piyasaya kolayca girmesine sebep oluyor. Düşünsenize kendi sektörünün yanısıra inşaat sektöre girenlerin sayılarının ne kadar da çok. İşin en kötü yanı ise sektöre yeni giren veya girecek olanların bu işi ne kadar basite almış olması.



Özkaynak önemli



“Bir miktar sermayem var, gerisini de sattıkça çözerim” düşüncesi de sıkıntının ilk işaretini veriyor. Kaliteden, güvenlikten, malzemeden bahseden yok. Bir miktar sermaye ve bir hesap makinası onlar için yeterli. Bunlar yaptıkça satarım diyenlerin geneldeki düşünce yapısıdır.



“Yaptıkça satırım” mantığıyla yola çıkanların bu yolda işçi, malzeme, güvenlik, denetim ve yönetmeiklerden sonradan haberdar olmaları ilk heves kırıklıklarına vesile oluyor. Daha sonra pazarı tanımamaları işin işleyişini bilmemeleri birçok zarara ve israfa yol açıyor. Dolaysıyla alıcı riske giriyor.. Ödemeler yaklaştığında tükenen limitinin vermiş olduğu tedirginlikle ucuza pazarlama sektöre ilk darbeyi vuruyor. Söylediklerini yapamamaları, söz verdiği tarihte bitirememeleri, ödemelerini gününde yapmamaları sekröre ard arda vurduğu darbelerdir. Bununla da bitmiyor. Birde daire sattıkları vatandaşların yaptığı sitem ve güvensizlik ortamı da tuzu biberi oluyor.



Verdiği paranın karşılığını alamamış, söz verildiği gibi olmamış, bitmeden müteahhit kaçmış veya bir çok buna benzer nedenlerden dert yanılıyor. Haklı mı? Haklı.. Ama! Sen bir daire alırken yapan kişiye, firmasına, referanslarına, piyasadaki durumuna bakmazsan sonuç böyle olur.



Kısacası, alırken kurumsallığa bakmak gerekiyor.



Peki sektöre yeni kimse girmesin mi? Hayır öyle değil. Sektöre girerken kendi mühendislerini, saha ekipleri, muhasebesini kurarak hem kendini hem de firmasını güvence altına alıp öyle yatırım yapılmalı, özellikle ilk referensların yüzde yüz memnuniyetle sonuçlanmış olması şarttır.



Sonuç olarak gayrimenkul yatırımlarınızı belirli firmalar üzerinden değerlendirmenizi, alacağınız yapının özellikleri, fiyatını, ödeme kolaylıklarını önceden araştırıp, inceledikten sonra yapmanızı tavsiye ediyoruz. Topraktan almak ne kadar kârlı ise bir o kadarda risklidir. Kurumsal firmalar aynı zamanda sizin de güvencenizdir. Şuan yatırım yapacaklara tavsiyemiz “şimdi ev alma zamanı” diyoruz.



Alın satın sağlıcakla kalın.


Sosyal Ağlarda Paylaş